Yayınlanma Tarihi:
Ceza yargılaması sürecinde sanık hakkında hüküm kurulduğunda mahkemenin verdiği kararlardan biri de Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) 2005 yılında eklenen bu müessese, ceza yargılamasında sanık açısından yeniden suç işlememesi hâlinde cezasızlık sonucunu doğuran önemli bir kurumdur.
Peki 2025 yılı itibariyle bir ceza davasında HAGB kararı alabilmek için hangi şartlar gereklidir? HAGB kararı nasıl talep edilir? Mahkeme hangi kriterlere göre bu kararı verir? Bu yazımızda HAGB kararı almak isteyen sanıklar ve avukatları açısından süreç tüm yönleriyle incelenecektir.
HAGB, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün belirli şartlar çerçevesinde 5 yıl süreyle açıklanmamasıdır. Bu sürede sanık yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsa, ceza hiçbir zaman infaz edilmez ve dava düşer.
Hukuki dayanak: 5271 sayılı CMK m.231
Denetim süresi: 5 yıl (Bazı suçlarda 3 yıl)
Sonuç: Ceza infaz edilmez, sicile işlemez, dava düşer
Mahkeme tarafından HAGB kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartların tamamının gerçekleşmiş olması gerekir:
Örneğin; 1 yıl 8 ay hapis cezası alan bir kişi HAGB'den faydalanabilir.
Ancak 2 yıl 1 ay veya daha fazla cezalarda bu imkân yoktur.
Adli sicil kaydında kasıtlı suç varsa, HAGB kararı verilmesi mümkün değildir.
Taksirli suçlar (örneğin taksirle yaralama) engel teşkil etmez.
Duruşmalara katılım, pişmanlık, samimiyet gibi unsurlar dikkate alınır.
Mahkeme, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır.
Özellikle mala zarar verme, dolandırıcılık gibi suçlarda zararın giderilmesi HAGB için önemli bir kriterdir.
HAGB kararı, sanığın açık rızasına bağlıdır. Rıza verilmezse uygulanamaz.
Bu kabul duruşmada sanığın beyanıyla gerçekleşir.
Mahkemenin verdiği ceza süresi maksimum 2 yıl hapis ya da adli para cezası olmalıdır.
Kasıtlı bir suçtan sabıkanız varsa, HAGB uygulanamaz. Sabıka kaydı temizse bu şart sağlanmış olur.
HAGB kararı, hâkimin takdirinde olduğundan, duruşmadaki tavırlarınız bu kararı etkileyebilir.
Mağdurun zararı karşılandıysa, mahkeme lehine kanaate varabilir.
Sanık ya da sanık vekili olarak, duruşma sırasında HAGB kararı talep edilmesi gerekir. Bu yazılı savunmalarla da desteklenebilir.
T.C. MERSİN 3. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: 2025/123 E.
SANIK: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
VEKİLİ: Av. Sinan Akalın – Mersin Barosu / 5421
Mahmudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. Gökdelen İş Mrk. No:107 İçkapı: 240-241 K:11 Akdeniz/MERSİN
KONU: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
Yargılama sonunda sanık hakkında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Müvekkil sabıka kaydı olmayan, sabit ikametgâhlı, yargılama sürecinde pişmanlığını samimi olarak ortaya koymuş bir kişidir. Mağdurun zararı da bizzat giderilmiştir.
HAGB koşullarının tamamı somut olayda mevcut olup, mahkemenin sanık hakkında olumlu kanaate ulaşmasını sağlayacak her türlü beyan ve davranış sergilenmiştir.
SONUÇ ve TALEP:
Yukarıda arz edilen nedenlerle, müvekkil hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.
Tarih: …/…/2025
Sanık Vekili
Av. Sinan Akalın
İmza
Bu süre boyunca;
Yeni bir kasıtlı suç işlenmemesi,
Denetimli yükümlülüklere (eğitim, sosyal faaliyet, zararı giderme) uyulması gerekir.
Denetim süresi sonunda mahkeme davanın düşmesine karar verir ve ceza hiçbir şekilde infaz edilmez.
Yeni suç işlenirse veya yükümlülük ihlal edilirse mahkeme daha önce vermiş olduğu cezayı açıklar ve kesinleştirir.
HAGB kararı, adli sicil kaydında görünmez. Ancak yalnızca "arşiv kaydında" tutulur. Bu nedenle;
Kamu görevlerine girişte genellikle engel teşkil etmez.
Fakat arşiv kaydının temizlenmesi için düşme kararından sonra 5 yıl geçmesi gerekir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, ceza yargılamasında sanıklar açısından ikinci bir şans anlamına gelmektedir. Ancak bu karar otomatik olarak verilmez; belli yasal ve fiili şartların sağlanması gerekir. 2025 yılı itibariyle HAGB uygulaması hâlen geçerli olup, ceza davalarında sıkça başvurulan bir sonuçtur. Mahkemenin takdirine bağlı bu kararı alabilmek için hem teknik hem de stratejik bir savunma yapılması önemlidir. Bu nedenle, sürecin başından itibaren uzman bir ceza avukatından hukuki destek alınması tavsiye edilir.
© 2025 Av. Sinan Akalın Tüm Hakları Saklıdır.
AYZ Bilgisayar ve Yazılım tarafından geliştirilmiştir.