İtirazın iptali davasında ikinci cevap dilekçesi, davacının cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü açıklamalara karşı davalının son beyanlarını düzenli biçimde sunmasına imkân verir. Özellikle ticari alacak uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin belirlenmesi, arabuluculuk şartının yerine getirilip getirilmediği, taraf sıfatının doğru kurulması ve iddia edilen borcun dayanağı bu aşamada önem taşır.
Bu yazıda, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen bir davada davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesindeki savunma başlıkları esas alınmıştır. Örnek metin; görev itirazı, zorunlu arabuluculuk, husumet, borcun reddi ve davacı belgelerinin değerlendirilmesi bakımından açıklamalı bir çerçeve sunmaktadır.
İkinci Cevap Dilekçesinin İşlevi Nedir?
İtirazın iptali davası, borçlunun icra takibine yaptığı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklı tarafından açılan bir davadır. Mahkeme, yalnızca icra dosyasındaki itirazın varlığını değil, takip konusu alacağın doğup doğmadığını ve davalıdan istenip istenemeyeceğini de inceler.
Davalının ilk cevap dilekçesinden sonra davacı cevaba cevap dilekçesi sunmuşsa, ikinci cevap dilekçesiyle bu beyanlara karşı açıklama yapılabilir. Bu dilekçe yalnızca önceki savunmaları tekrar etmemeli; davacının hangi iddiasına neden karşı çıkıldığını, usule ilişkin itirazları ve esasa yönelik savunmaları birbirinden ayırmalıdır.
Takip aşamasında yapılan itiraz ile dava sırasında sunulan savunma birbiriyle uyumlu olmalıdır. İlk itirazın kapsamı ve hazırlanmasında dikkat edilecek noktalar, borca itiraz dilekçesi hakkında açıklamalar ile birlikte değerlendirilebilir.
Usule İlişkin Savunmalar Nasıl Kurulmalıdır?
Görev itirazı
Görevli mahkeme belirlenirken tarafların kullandığı nitelendirmeden ziyade uyuşmazlığın dayandığı hukuki ilişki dikkate alınır. Örneğe konu dosyada, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği ileri sürülmüş ve bu nedenle görev itirazında bulunulmuştur. Dilekçede yalnızca “mahkeme görevsizdir” denilmesi yerine, alacağın hangi ilişkiye dayandırıldığı ve bu ilişkinin neden ticari uyuşmazlık olarak değerlendirildiği açıklanmalıdır.
Zorunlu arabuluculuk şartı
Uyuşmazlığın niteliğine göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekebilir. Böyle bir şartın bulunduğu savunuluyorsa, başvurunun hiç yapılmadığı veya mevcut başvurunun dava konusu talebi ve tarafları kapsamadığı açıkça belirtilmelidir. Arabuluculuk son tutanağı, başvuru formu ve dava dilekçesindeki talep karşılaştırılmadan yalnızca genel bir itiraz ileri sürülmesi yeterli açıklığı sağlamayabilir.
Husumet ve doğru tarafın belirlenmesi
Alacağın varlığı kadar, bu alacaktan kimin sorumlu olduğu da ispatlanmalıdır. Sözleşmenin, faturanın, teslim belgesinin veya ödeme ilişkisinin başka bir kişi ya da işletmeyle bağlantılı olması hâlinde davalı, kendisine neden husumet yöneltilemeyeceğini somutlaştırmalıdır. Taraf sıfatına ilişkin savunma, taraf veya dava ehliyetiyle ilgili usuli kavramlarla karıştırılmamalıdır.
Borcun açıkça reddedilmesi
Örneğe konu dilekçede, müvekkile atfedilen borcun gerçek dışı olduğu ve alacak iddiasının varsayıma dayandığı açıkça savunulmuştur. Borcun tamamı reddediliyorsa bu husus tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılmalı; davacının sunduğu belgelerin neden borç doğurmadığı ayrıca açıklanmalıdır. İmza, teslim, sözleşme ilişkisi, hesap hareketi veya borcun muhatabı konusunda itiraz varsa her biri ayrı değerlendirilmelidir.
İcra Dosyası ve Davacı Belgeleri Nasıl İncelenir?
İtirazın iptali davasında takip dosyası ile dava dosyası birlikte ele alınır. Ödeme emri, takip talebi ve itiraz dilekçesi; dava dilekçesindeki taraflar, alacak kalemleri ve hukuki dayanakla karşılaştırılmalıdır. Davacının takibe dayanak göstermediği yeni bir ilişkiye dayanıp dayanmadığı da dosyanın bütünü içinde değerlendirilir.
Belge incelemesinde özellikle şu noktalar önem taşır:
- Belgenin kim tarafından ve hangi ilişki kapsamında düzenlendiği,
- Davalıya ait olduğu ileri sürülen imza veya onayın bulunup bulunmadığı,
- Mal teslimi ya da hizmet ifasına ilişkin kayıtların mevcut olup olmadığı,
- Fatura ve hesap kayıtlarının iddia edilen borçla uyumu,
- Ödeme, iade, mahsup veya borcu etkileyebilecek diğer işlemler,
- Takip konusu ile dava konusu alacak arasındaki bağlantı.
Davacı tarafından sunulan bir belgenin tek başına hukuki bağlayıcılığı bulunmadığı savunuluyorsa, bunun gerekçesi gösterilmelidir. Belgenin davalı tarafından düzenlenmemiş olması, borç ikrarı içermemesi veya başka bir hukuki ilişkiye ait bulunması gibi savunmalar, dosyadaki kayıtlarla ilişkilendirilerek açıklanmalıdır.
İtirazın İptali Davası 2. Cevap Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dosyada ileri sürülen savunma eksenleri korunarak kişisel bilgilerden arındırılmıştır. Köşeli alanlar somut dosyanın taraflarına, belgelerine ve taleplerine göre doldurulmalıdır.
MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas numarası]
DAVALI: [Adı ve adresi]
VEKİLİ: [Adı ve adresi]
DAVACI: [Adı ve adresi]
KONU: Davacının cevaba cevap dilekçesine karşı ikinci cevaplarımızın ve itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1. Davacının cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmiyoruz. İlk cevap dilekçemizde açıkladığımız usule ve esasa ilişkin itirazlarımızı tekrar ederiz.
2. Uyuşmazlığın dayandırıldığı ilişkinin niteliği gözetildiğinde, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle görev itirazımız hakkında öncelikle değerlendirme yapılmasını talep ederiz.
3. Dava konusu uyuşmazlık yönünden uygulanması gereken zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmemiştir. Davacı tarafından sunulan belgeler, somut uyuşmazlık ile tarafları kapsayan usulüne uygun bir başvurunun tamamlandığını göstermemektedir. Bu konudaki dava şartı itirazımız devam etmektedir.
4. Davacı, iddia ettiği borcun müvekkille hangi hukuki ilişki nedeniyle bağlantılı olduğunu ortaya koyamamıştır. Davada doğru taraf belirlenmemiş olup müvekkile husumet yöneltilmesi mümkün değildir.
5. Müvekkilin davacıya takip konusu herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafından sunulan belgeler müvekkil yönünden borç doğuran veya borç ikrarı niteliği taşıyan belgeler değildir. Alacak iddiası somut ve bağlayıcı bir hukuki temele değil, varsayıma dayanmaktadır.
6. Davacı, takip konusu alacağın doğduğunu ve müvekkilden talep edilebileceğini ispatlayamamıştır. Bu nedenle takibe dayanak icra dosyası ile itirazın iptali davası dayanaktan yoksundur.
DELİLLER: Takibe dayanak icra dosyası, tarafların sunduğu belgeler, ticari ve mali kayıtlar, yazışmalar ve dosyanın niteliğine göre ileri sürülebilecek diğer hukuki deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; görev, dava şartı ve husumet itirazlarımızın değerlendirilmesine, esasa girilmesi hâlinde ispatlanamayan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.
Davalı Vekili
[Adı Soyadı – İmza]
Dilekçe Sunulmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?
Örnek dilekçe, her dosyaya aynen uygulanabilecek hazır bir sonuç metni değildir. İcra dosyasındaki itiraz, dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi birlikte okunmalı; her savunmanın hangi iddia veya belgeye karşı ileri sürüldüğü gösterilmelidir. Birbiriyle çelişen açıklamalardan ve incelenmeyen belgeler hakkında kesin ifadeler kullanmaktan kaçınılmalıdır.
Borcun bulunmadığı savunması ile borçlu olmadığının bağımsız bir davada tespit edilmesinin istenmesi aynı hukuki yol değildir. Bu ayrım bakımından menfi tespit davalarında görevli ve yetkili mahkeme hakkındaki açıklamalar da incelenebilir.
Son olarak dilekçenin dosya numarası, taraf bilgileri, talep sonucu ve delil bölümü kontrol edilmelidir. Mahkemenin incelemesi somut dosyadaki iddialar, savunmalar ve deliller üzerinden yapılacağından, örnek metindeki her paragraf gerçek uyuşmazlığa uygun hâle getirilmelidir.
Konuyla Bağlantılı Hukuki Yazılar
Konunun diğer yönlerini değerlendirmek için Senet İcraya Nasıl Verilir başlıklı bilgilendirici yazılar da incelenebilir.
Yayınlanma Tarihi: