Yayınlanma Tarihi:
Ceza muhakemesi hukukunda, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla başvurulan en etkili ancak kişi hak ve özgürlüklerine en çok müdahale eden koruma tedbirlerinden biri telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi işlemidir. Halk arasında "telefon dinlemesi" veya "teknik takip" olarak bilinen bu işlem, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 135. maddesinde çok sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır.
Özellikle Mersin ceza avukatı arayışında olan ve hakkında soruşturma yürütülen kişilerin en çok merak ettiği konu; hangi suçlarda dinleme yapılabileceği ve elde edilen kayıtların delil değeridir. Bu makalede, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması süreçlerini tüm hukuki detaylarıyla inceleyeceğiz.
Kanun koyucu, bu tedbiri üç ana başlık altında toplamıştır. Her birinin hukuki sonucu ve uygulama şartları farklılık gösterebilir:
İletişimin Tespiti (HTS Kayıtları): İletişimin içeriğine erişilmeksizin; iletişimin tarihi, süresi, kiminle yapıldığı ve ne sıklıkla yapıldığına dair trafik verilerinin temin edilmesidir. Yani "kim, kimi, ne zaman, nereden aramış" sorusunun cevabıdır.
İletişimin Dinlenmesi ve Kayda Alınması: Şüpheli veya sanığın telefon görüşmelerinin veya internet tabanlı iletişiminin anlık olarak dinlenmesi ve sonradan çözümlenmek üzere kayıt altına alınması işlemidir.
Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi: İletişim araçlarının baz istasyonlarından aldığı sinyaller üzerinden şüphelinin coğrafi konumunun ve hareketlerinin belirlenmesidir.
Polis veya jandarmanın kendi inisiyatifiyle bir telefonu dinlemesi hukuken mümkün değildir. CMK Madde 135/1 uyarınca, bir dinleme kararının verilebilmesi için şu iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
Kanun, "basit şüphe" veya "makul şüphe"yi yeterli görmemiştir. Soruşturma makamlarının elinde, o suçun işlendiğine veya işlenmekte olduğuna dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması gerekir.
İletişimin denetlenmesi tedbiri "son çare" niteliğindedir. Eğer savcılık veya kolluk kuvvetleri; tanık beyanı, kamera kayıtları, parmak izi veya fiziki takip gibi diğer yöntemlerle suçu aydınlatabiliyorsa, telefon dinleme yoluna başvuramaz. Bu şart gerçekleşmeden verilen dinleme kararları hukuka aykırıdır.
CMK 135. madde, dinleme yapılabilecek suçları "Katalog Suçlar" olarak sınırlı sayıda saymıştır. Aşağıda belirtilen suç tipleri dışında, suç ne kadar ağır olursa olsun (örneğin hakaret, basit yaralama vb.) dinleme yapılamaz.
A) Türk Ceza Kanunu’nda Yer Alan Suçlar:
Örgütlü Suçlar: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (Md. 220, fıkra üç).
Hayata Karşı Suçlar: Kasten öldürme (Md. 81, 82, 83).
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar: Cinsel saldırı (basit hali hariç), Çocukların cinsel istismarı.
Malvarlığına Karşı Suçlar: Nitelikli hırsızlık, Yağma (Gasp), Nitelikli dolandırıcılık.
Kamu Güvenine ve Ekonomiye Karşı Suçlar: Parada sahtecilik, İhaleye fesat karıştırma, Tefecilik, Rüşvet, Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama.
Uyuşturucu Suçları: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.
Devlet Güvenliğine Karşı Suçlar: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Anayasal düzene karşı suçlar, Casusluk suçları.
Diğerleri: Göçmen kaçakçılığı, İnsan ticareti, İşkence, Fuhuş.
B) Özel Kanunlarda Yer Alan Suçlar:
Silah kaçakçılığı (Ateşli Silahlar Kanunu).
Bankalar Kanunu kapsamındaki zimmet suçu.
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındaki hapis cezası gerektiren suçlar.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki suçlar.
Soruşturma Aşamasında: Kural olarak Hâkim kararı gereklidir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı karar verebilir. Savcı kararı derhal hâkim onayına sunulmalı ve hâkim 24 saat içinde kararını vermelidir. Onaylanmayan tedbir derhal kaldırılır.
Kovuşturma (Mahkeme) Aşamasında: Sadece Mahkeme kararı ile yapılabilir.
Tedbir kararı en çok 2 ay için verilebilir.
Gerekli hallerde bu süre 1 ay daha uzatılabilir (Toplam 3 ay).
Örgütlü Suçlarda İstisna: Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, bu sürelere ek olarak her defasında 1 ayı geçmemek üzere toplam 3 ay daha uzatma yapılabilir. (Örgütlü suçlarda toplam süre 6 ayı bulabilir).
Hukukumuzda savunma hakkının ve aile birliğinin korunması adına önemli bir istisna getirilmiştir. CMK 135/3 uyarınca; şüpheli veya sanığın, tanıklıktan çekinebilecek kişilerle (örneğin eşi, çocukları, anne-babası) arasındaki iletişimi kayda alınamaz.
Eğer teknik takip sırasında bu kişilerden biriyle görüşme yapıldığı anlaşılırsa (örneğin şüpheli eşini arayıp suçu itiraf etse bile), bu kayıtlar delil olarak kullanılamaz ve derhal yok edilip tutanak tutulması gerekir. Aynı şekilde müdafi (avukat) ile yapılan görüşmeler de bu kapsamda koruma altındadır.
Hukuka aykırı olarak yapılan, süresi dolmasına rağmen devam ettirilen veya katalog suçlar dışında gerçekleştirilen dinlemeler, "yasak delil" niteliğindedir. Ceza yargılamasında bu deliller hükme esas alınamaz. Özellikle Mersin ve çevresinde yürütülen ağır ceza davalarında, dosyadaki tapelerin (dinleme kayıtlarının) hukuka uygunluğunun denetlenmesi, beraat kararı ile mahkûmiyet arasındaki farkı belirleyebilir.
Bu tür hassas süreçlerde, haklarınızın korunması ve delillerin usulüne uygun toplanıp toplanmadığının tespiti için uzman bir ceza avukatı desteği almak hayati önem taşır.
Soruşturma aşamasında yapılan telefon dinlemeleri "gizlilik" ilkesiyle yürütülür. Telefonunuzda cızırtı olması veya sesin yankı yapması dinlendiğiniz anlamına gelmez; bunlar genellikle şebeke sorunlarıdır. Hukuki olarak dinlendiğinizi, ancak hakkınızda bir dava açıldığında iddianameden veya soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilirse tarafınıza gönderilen tebligattan öğrenebilirsiniz.
CMK 135. madde "telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin" denetlenmesini kapsar. Bu tanıma internet üzerinden yapılan görüşmeler de dahildir. Ancak, WhatsApp gibi uygulamaların uçtan uca şifreleme (end-to-end encryption) teknolojisi nedeniyle, içeriklerin anlık olarak çözülmesi teknik olarak zordur. Genellikle bu tür içerikler, cihazın ele geçirilmesi (imaj alma) durumunda tespit edilebilir. Ancak internet trafik verileri (kiminle ne zaman görüşüldüğü) tespit edilebilir.
Hayır, polis veya jandarmanın kendi inisiyatifiyle dinleme yapma yetkisi yoktur. Kural olarak Hâkim kararı şarttır. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde Cumhuriyet Savcısı yazılı emir verebilir, fakat bu emir de en geç 24 saat içinde hâkim onayına sunulmalıdır. Onaylanmazsa dinleme derhal sonlandırılır.
Hayır, "dinleme" işlemi sadece karar alındıktan sonraki, yani geleceğe dönük görüşmeleri kapsar. Geçmişte yaptığınız konuşmaların ses kaydı operatörlerde tutulmaz, dolayısıyla geriye dönük dinlenemez. Ancak, HTS kayıtları (kiminle, ne zaman, nereden görüşüldüğü bilgisi) geriye dönük olarak operatörlerden istenebilir ve tespit edilebilir.
Hayır, CMK 135. madde kapsamındaki telefon dinlemesi sadece "katalog suçlar" (uyuşturucu, cinayet, örgüt vb.) kapsamında yürütülen ceza soruşturmalarında uygulanır. Boşanma davaları özel hukuk davasıdır; mahkemeden eşinizin telefonunun dinlenmesini talep edemezsiniz, bu talep reddedilir.
CMK 135/3 maddesi uyarınca; şüphelinin tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilerle (eşi, çocukları, anne-babası) arasındaki görüşmeler kayda alınamaz. Eğer teknik takip sırasında bu kişilerle görüşüldüğü fark edilirse, bu kısımlar delil olarak kullanılamaz ve kayıtların derhal imha edilmesi gerekir.
Soruşturma sonucunda dava açılırsa kayıtlar delil olarak dosyaya girer ve dava süresince saklanır. Ancak, eğer savcılık "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" (Takipsizlik) karar verirse, dinleme kayıtları Cumhuriyet Savcısı denetiminde imha edilir ve durum bir tutanakla ilgili kişiye bildirilir. Bu kayıtlar başka bir amaçla saklanamaz.
Hayır. Telefon dinleme tedbiri, sadece CMK 135. maddede sayılan "Katalog Suçlar" için uygulanabilir. Örneğin; hakaret, basit yaralama, tehdit, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi suçlarda, delil toplamak amacıyla telefon dinlemesi yapılamaz.
Hayır. Hâkim kararı olmadan yapılan veya kanundaki usullere uyulmadan elde edilen dinleme kayıtları "yasak delil" niteliğindedir. Bu kayıtlar, suçun ispatında tek başına veya yan delil olarak kullanılamaz. Türk Ceza Kanunu'na göre hukuka aykırı dinleme yapan kamu görevlileri de suç işlemiş sayılır.
Bir kişi hakkında verilen dinleme kararı kural olarak en fazla 2 ay içindir. Gerekirse 1 ay daha uzatılabilir (Toplam 3 ay). Ancak soruşturma konusu "örgütlü bir suç" ise, bu sürelere ek olarak her defasında 1 ayı geçmemek üzere toplam 3 ay daha uzatma yapılabilir (Toplamda 6 aya kadar).
🌐 Web sitemizi ziyaret edin: sinanakalin.av.tr
📩 E-posta: info@sinanakalin.av.tr
📱 Telefon: +90 (507) 895 2874
📍 Adres: Mahmudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. Gökdelen İş Merkezi Kat: 11 Daire: 240-241 Akdeniz / Mersin
© 2025 Av. Sinan Akalın Tüm Hakları Saklıdır.
AYZ Bilgisayar ve Yazılım tarafından geliştirilmiştir.