Yayınlanma Tarihi:
Türkiye sınırları içerisinde işlenen bir suçun takibi, yalnızca ülke sınırları ile kısıtlı kalmayabilir. Küreselleşen dünyada suç ve suçluyla mücadele, uluslararası iş birliği mekanizmaları sayesinde sınırları aşan bir boyuta ulaşmıştır. Birçok kişi, Türkiye’den ayrıldığında hakkındaki yakalama kararlarının veya devam eden soruşturmaların etkisiz kalacağını düşünür; ancak bu durum hukuken her zaman geçerli değildir.
Bu makalede; Türkiye’de işlenen bir suç nedeniyle yurtdışında tutuklanma riskini, Interpol süreçlerini ve suçluların iadesi prosedürlerini hukuki çerçevede detaylandıracağız.
Yurtdışında tutuklama, bir devletin egemenlik yetkisini kullanarak, başka bir devletin talebi üzerine veya uluslararası anlaşmalar gereği bir şahsı özgürlüğünden mahrum bırakmasıdır.
Uluslararası hukukta temel ilke, her devletin kendi sınırları içinde yargılama yetkisine sahip olmasıdır (Mülkilik İlkesi). Ancak, suçluların cezadan kaçmasını önlemek amacıyla devletler egemenlik haklarının bir kısmını adli yardımlaşma çerçevesinde esnetebilirler. Bu durum, suçun cezasız kalmaması ilkesine dayanır. Bir suç Türkiye'de işlense dahi, failin yakalanması için uluslararası mekanizmalar devreye girebilir.
Ülkeler arasındaki adli iş birliği genellikle iki temel yolla sağlanır:
İkili Anlaşmalar: Türkiye ile ilgili ülke arasında doğrudan yapılan "Suçluların İadesi" anlaşmaları.
Çok Taraflı Sözleşmeler: "Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi" (SİDAS) gibi birden fazla ülkenin taraf olduğu hukuki metinler.
Her suç yurtdışında yakalama veya tutuklama ile sonuçlanmaz. Burada belirleyici olan, suçun niteliği, ağırlığı ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerdir.
Türkiye'de işlenen bir fiilin yurtdışında tutuklamaya neden olabilmesi için, genellikle o fiilin gidilen ülkede de suç sayılması gerekir. Basit adli vakalar genellikle uluslararası takibe konu olmazken, ağır cezalık suçlar uluslararası sistemde görünür hale gelir.
Özellikle kamu güvenliğini tehdit eden, insan haklarını ihlal eden veya büyük mali kayıplara yol açan suçlar, uluslararası kamu düzenini de ilgilendirdiği için yabancı devletler bu konularda Türkiye ile iş birliğine daha açıktır.
Türkiye, suçla mücadelede uluslararası arenada aktif bir rol oynamaktadır ve birçok ülke ile iade anlaşması imzalamıştır.
Bu anlaşmalar, hangi suçların iadeye tabi olduğunu, iade sürecindeki delil standartlarını ve usulü belirler. Özellikle Avrupa Konseyi üyesi ülkelerle olan ilişkilerde süreç daha hızlı ve sistematik ilerler. Anlaşma olmayan ülkelerde ise "mütekabiliyet" (karşılıklılık) ilkesi esas alınır.
İade talebinde bulunulabilmesi için suçun üst sınırının genellikle en az 1 yıl hapis cezasını gerektirmesi gibi kriterler aranır. Dolayısıyla, cezası çok düşük olan suçlar için iade mekanizması genellikle işletilmez.
Halk arasında en çok bilinen ve en etkili yöntem Interpol aracılığıyla çıkarılan bültenlerdir.
Kırmızı bültenin geçerliliği
Kırmızı Bülten (Red Notice), bir suçlunun bulunduğu yerde yakalanıp iade edilmek üzere tutuklanması amacıyla Interpol üyesi ülkelere iletilen bir taleptir. Kendi başına bir uluslararası tutuklama emri olmasa da, üye ülkelerin çoğu bu bülteni "geçici tutuklama talebi" olarak kabul eder ve şahsı gördükleri yerde yakalar.
Kırmızı bültenle yurt dışında yakalanma ihtimali
Eğer hakkınızda kırmızı bülten varsa; havalimanlarında pasaport kontrolünde, otel kayıtlarında (birçok ülkede otel sistemleri polisle entegredir) veya rutin trafik kontrollerinde sistem alarm verir. Bu durumda yakalanma ihtimali oldukça yüksektir.
Bir Türk vatandaşı yurtdışında Türkiye kaynaklı bir suçtan dolayı durdurulduğunda süreç şu şekilde ilerler:
Yerel polis tarafından gözaltına alınma prosedürü
Yabancı ülke polisi, sistemde gördüğü aranıyor kaydına veya Türkiye'nin talebine istinaden şahsı gözaltına alır. Bu aşamada kişi, Türkiye'deki suçtan dolayı yargılanmaz; sadece Türkiye'ye iade edilip edilmeyeceğinin kararı verilene kadar o ülkede tutuklu kalır.
Viyana Sözleşmesi gereği, yabancı bir ülkede tutuklanan Türk vatandaşının, Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu ile iletişim kurma hakkı vardır. Yerel makamlar bu durumu konsolosluğa bildirmekle yükümlüdür.
Suçun takibi, Türk adli makamlarının ısrarı ve takibi ile doğru orantılıdır.
Cumhuriyet Savcılıkları veya Mahkemeler, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülkeye talepname gönderir. Bu talepnamede suçun delilleri, yasal dayanakları ve kişinin kimlik bilgileri yer alır.
Mahkeme tarafından çıkarılan yakalama emri, gerekli çeviriler yapıldıktan sonra diplomatik kanallarla veya Interpol üzerinden hedef ülkeye iletilir. Bu süreç bürokratik bir zaman alsa da işleyen bir mekanizmadır.
Her suç için uluslararası bülten çıkarılmaz. Risk grubu yüksek suçlar şunlardır:
Uluslararası toplumun en hassas olduğu konulardan biridir. Ancak, suçun tanımı ülkeden ülkeye değişebildiği için bazen iade süreçlerinde siyasi engeller çıkabilmektedir.
Uyuşturucu ticareti, evrensel bir suç olarak kabul edildiğinden, bu suçlardan aranan kişilerin yurtdışında yakalanma ve iade edilme riski çok yüksektir.
Cinayet, insan ticareti, nitelikli dolandırıcılık gibi ağır ceza gerektiren suçlarda devletler arası iş birliği güçlüdür ve tutuklama riski üst seviyededir.
Devletler, kaynaklarını genellikle büyük suçlar için kullanır.
Hakaret, tehdit (basit hali) veya basit yaralama gibi suçlar için genellikle kırmızı bülten çıkarılmaz veya çıkarılsa bile her ülke buna işlem yapmayabilir.
Sadece idari para cezasını gerektiren kabahatler veya suçlar nedeniyle uluslararası tutuklama ve iade söz konusu olmaz.
Sürecin başlamasıyla birlikte hukuki bir mücadele başlar.
Tutuklanan kişi, bulunduğu ülkenin barosundan bir avukat talep edebilir ve Türk Konsolosluğu'ndan hukuki yardım listesi isteyebilir.
Yabancı ülkedeki mahkeme, kişinin suçu işleyip işlemediğine değil, iade şartlarının oluşup oluşmadığına bakar. Eğer iade şartları (örneğin suçun o ülkede de suç olması) oluşmuşsa iade kararı verilir.
İade sürecinin gerçekleşmesi için bazı temel prensipler vardır.
İadeye konu olan eylemin, hem talep eden ülkede (Türkiye) hem de talep edilen ülkede (yakalanılan ülke) suç sayılması gerekir.
Uluslararası hukukta genel bir kural olarak, siyasi nitelikteki suçlar nedeniyle iade talepleri genellikle reddedilir. Savunma makamları genellikle bu maddeye dayanarak iadeyi engellemeye çalışır.
Eğer Türkiye'deki suç, Türk Ceza Kanunu'na göre dava veya ceza zamanaşımına uğramışsa, iade talebi düşer. Ancak zamanaşımı sürelerinin hesaplanması teknik bir konudur ve yurtdışında geçirilen sürelerin zamanaşımını durdurup durdurmadığı incelenmelidir.
Yanlış: "Yabancı ülke vatandaşı oldum, artık Türkiye beni alamaz." (Bazı ülkeler kendi vatandaşını iade etmez ancak yargılamayı kendisi devralabilir).
Yanlış: "Hakkımda arama kararı UYAP'ta görünmüyor, yurtdışında sorun olmaz." (Gizli soruşturmalar veya henüz sisteme düşmemiş kararlar sınırda karşınıza çıkabilir).
Yurtdışına çıkmadan önce sürprizle karşılaşmamak adına önleyici adımlar atılmalıdır.
E-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalar her zaman detaylı bilgiyi vermeyebilir. Aktif bir soruşturma olup olmadığını anlamak önemlidir.
Bir ceza avukatı aracılığıyla savcılık kalemlerinden veya mahkemelerden, hakkınızda herhangi bir yakalama emri, yurtdışı çıkış yasağı veya devam eden riskli bir soruşturma olup olmadığı teyit edilmelidir.
Evet, Türkiye’de işlenen bir suçtan dolayı yurtdışında tutuklanmak ve Türkiye’ye iade edilmek mümkündür. Bu durum, suçun niteliğine, Türkiye’nin talebine ve gidilen ülke ile olan anlaşmalara bağlıdır. Özellikle ağır ceza gerektiren suçlarda, küresel adli iş birliği ağından kaçmak oldukça zordur. Bu nedenle, yurtdışı planları yapmadan önce mevcut hukuki durumun bir uzman aracılığıyla netleştirilmesi hayati önem taşır.
Hakkımda yakalama kararı olup olmadığını havalimanında öğrenirsem ne olur?
Havalimanında polis kontrolünde yakalama kararı tespit edilirse pasaportunuza el konulur ve adli makamlara sevk edilirsiniz. Yurtdışına çıkışınız engellenir.
İfade verip serbest kalabilir miyim?
Eğer yakalama kararı sadece "ifade alınıp serbest bırakılması" yönündeyse (yakalama emri), ifadeniz alındıktan sonra serbest kalabilirsiniz. Ancak tutuklamaya yönelik yakalama kararı varsa tutuklanma riskiniz vardır.
Hangi ülkeler Türkiye'ye suçlu iadesi yapmaz?
Türkiye ile iade anlaşması olmayan ve diplomatik ilişkilerin zayıf olduğu ülkelerde süreç daha zordur. Ancak hiçbir ülke suçlular için kesin bir güvenli liman garantisi vermez; mütekabiliyet esasıyla iade yine de gerçekleşebilir.
Kırmızı bülten ne kadar sürede çıkar?
Bu süreç, mahkemenin talebi, Adalet Bakanlığı'nın incelemesi ve Interpol Genel Sekreterliği'nin onayı ile işlediği için birkaç aydan bir yıla kadar sürebilir.
🌐 Web sitemizi ziyaret edin: sinanakalin.av.tr
📩 E-posta: info@sinanakalin.av.tr
📱 Telefon: +90 (507) 895 2874
📍 Adres: Mahmudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. Gökdelen İş Merkezi Kat: 11 Daire: 240-241 Akdeniz / Mersin
© 2025 Av. Sinan Akalın Tüm Hakları Saklıdır.
AYZ Bilgisayar ve Yazılım tarafından geliştirilmiştir.