Yayınlanma Tarihi:
Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, Türk Ceza Kanunu’nda en ağır yaptırımlara bağlanan, toplumsal hassasiyetin en yüksek olduğu ve yargılama sürecinin teknik detaylar barındırdığı suç tipleridir. Özellikle Erdemli gibi sosyal dokusu güçlü ilçelerde, cinsel istismar iddiaları hem şüpheli/sanık hem de mağdur açısından telafisi güç manevi zararlar doğurabilmektedir.
🌐 Web sitemizi ziyaret edin: sinanakalin.av.tr
📩 E-posta: info@sinanakalin.av.tr
📱 Telefon: +90 (507) 895 2874
📍 Adres: Mahmudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. Gökdelen İş Merkezi Kat: 11 Daire: 240-241 Akdeniz / Mersin
Erdemli cinsel istismara bakan avukatlar, bu hassas süreçte dosyanın sadece hukuki boyutunu değil, aynı zamanda adli tıp raporlarını, HTS kayıtlarını, psikolojik değerlendirmeleri ve çelişkili beyanları bir bütün olarak analiz etmek zorundadır. Bu makalede; cinsel istismar suçunun yasal tanımı, soruşturma ve kovuşturma aşamaları, delillerin değerlendirilmesi ve Ağır Ceza Mahkemelerindeki yargılama usulleri tüm detaylarıyla ele alınmıştır.
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen "Çocukların Cinsel İstismarı" suçu ile TCK 102. maddesinde düzenlenen "Cinsel Saldırı" suçu halk arasında sıklıkla karıştırılmaktadır. Erdemli Adliyesi ve çevre yargı çevrelerinde görülen davalarda bu ayrımın doğru yapılması, savunma stratejisinin temelini oluşturur.
Kanun koyucu, 18 yaşını doldurmamış her bireyi çocuk olarak kabul eder. Ancak suçun oluşumu ve ceza miktarı açısından yaş grupları kritik öneme sahiptir:
15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar: Bu gruba karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, rıza olup olmadığına bakılmaksızın suçtur. Çocuğun rızasının hukuken bir geçerliliği yoktur.
15-18 Yaş Arasındaki Çocuklar: Eğer çocuk algılama yeteneğine sahipse ve eylem cebir, tehdit veya hile olmaksızın gerçekleşmişse, suç şikayete tabi olabilir (reşit olmayanla cinsel ilişki). Ancak cebir, tehdit veya iradeyi sakatlayan bir durum varsa TCK 103 kapsamında değerlendirilir.
Cinsel istismar suçu, eylemin yoğunluğuna göre iki ana başlıkta incelenir:
Sarkıntılık Düzeyinde Kalan İstismar: Bedensel temasın anlık olduğu, süreklilik arz etmeyen ve organ sokma eylemini içermeyen durumlardır. Cezası, nitelikli hale göre daha azdır ancak yine de hürriyeti bağlayıcı ceza öngörür.
Nitelikli Cinsel İstismar (Tecavüz): Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenen suçtur. Bu durumda verilecek ceza, alt sınırdan uzaklaşılarak çok ciddi hapis cezalarına hükmedilmesini gerektirir.
Hukuk sistemimizde "en iyi avukat" şeklinde yasal bir sınıflandırma bulunmamakla birlikte, halk arasında Erdemli'nin en iyi ceza avukatı ifadesi, genellikle tecrübesi, dosya takibi ve mevzuat hakimiyeti yüksek avukatlar için kullanılan bir arama terimidir. Ceza yargılamasında, özellikle de cinsel suçlar gibi delillerin pamuk ipliğine bağlı olduğu dosyalarda, "iyi" bir temsil, dosyanın kaderini belirler.
Avukatlık Kanunu gereği avukatların kendilerini "uzman", "en iyi" gibi sıfatlarla tanıtması yasaktır. Ancak bir avukatın cinsel suçlardaki yetkinliği;
Yargıtay içtihatlarına hakimiyeti,
Adli Tıp Kurumu raporlarını okuyabilme becerisi,
Çapraz sorgu yeteneği,
Soruşturma aşamasında delil toplama taleplerindeki ısrarı ile ölçülür.
Erdemli ve Mersin bölgesi, sosyo-kültürel yapısı gereği tanık beyanlarının ve yerel dinamiklerin davalara etki edebildiği bir bölgedir. Bu nedenle dosyanın sadece kağıt üzerinde değil, olayın geçtiği mahallin özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekir. Kimi zaman karmaşık dosyalarda, yerel dinamiklerin dışına çıkarak daha geniş bir perspektif sunabilecek yetkin bir Mersin ceza avukatı ile çalışmak veya görüş almak, dosyadaki tıkanıklıkları açabilir.
Cinsel istismar iddialarında en kritik süreç, şikayetin yapıldığı veya olayın kolluk kuvvetlerine intikal ettiği ilk andır.
Şüpheli karakola veya savcılığa çağrıldığında, vereceği ilk ifade davanın omurgasını oluşturur. "Sonradan düzeltirim" düşüncesiyle verilen hatalı veya eksik beyanlar, mahkeme aşamasında "suçtan kurtulmaya yönelik beyan" olarak değerlendirilebilir. Bu aşamada avukatın hazır bulunması, şüphelinin lehine olan delillerin (kamera kaydı, tanık, HTS vb.) hemen talep edilmesi açısından hayati önem taşır.
Cinsel istismar suçları, CMK 100. madde kapsamında "katalog suçlar" arasında yer alır. Bu, kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde tutuklama nedeninin varsayıldığı anlamına gelir. Ancak bu bir zorunluluk değildir. Etkin bir savunma ile, şüphelinin kaçma şüphesinin olmadığı, delilleri karartma ihtimalinin bulunmadığı ve sabit ikametgah sahibi olduğu vurgulanarak tutuksuz yargılama veya adli kontrol kararı alınması sağlanabilir.
Mağdur çocuk ise, ifadesi karakolda değil, özel donanımlı ÇİM merkezlerinde, psikolog ve uzmanlar eşliğinde, kamera kaydı alınarak bir defaya mahsus alınır. Bu kaydın avukat tarafından detaylıca incelenmesi, çocuğun yönlendirilip yönlendirilmediği, ifadesindeki tutarlılık ve beden dili analizi, savunmanın en önemli silahlarından biridir.
Cinsel istismar davaları, ceza üst sınırları nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde değil, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür.
Savcılık soruşturması tamamlandıktan sonra iddianame hazırlanır. Mahkeme iddianameyi kabul ederse kovuşturma (duruşma) evresi başlar. Bu aşamada avukatın görevi, iddianamedeki maddi hataları tespit etmek ve lehe delillerin toplanmasını talep etmektir.
Cinsel suçlar genellikle "dört duvar arasında" gerçekleşen, görgü tanığının olmadığı suçlardır. Bu nedenle aşağıdaki deliller belirleyicidir:
Mağdur Beyanı: Yargıtay, "mağdurun kendi namusunu ortaya koyarak iftira atması hayatın olağan akışına aykırıdır" ilkesinden hareketle mağdur beyanını esas alabilir. Ancak bu beyanın, yan delillerle desteklenmesi, istikrarlı olması ve husumet içermemesi gerekir.
Adli Tıp Raporları: Fiziksel bir zorlama, ekimoz, yırtılma veya DNA bulgusu olup olmadığı bilimsel raporlarla saptanır. Raporun "bulguya rastlanmadı" şeklinde gelmesi, suçun işlenmediği anlamına gelmez (sarkıntılık gibi durumlarda) ancak savunma için güçlü bir argümandır.
HTS Kayıtları (İletişim Tespiti): Şüpheli ve mağdurun olay anında aynı yerde olup olmadıkları (baz istasyonu sinyalleri), aralarındaki mesajlaşma içerikleri ve arama sıklıkları, rıza tartışmalarında veya iftira iddialarında en somut delildir.
Psikolojik Raporlar: Mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, olayın travmatik etkileri veya mağdurun hayal dünyasının genişliği gibi hususlar uzmanlarca raporlanır.
Kamuoyunda "kadının/çocuğun beyanı esastır" şeklinde bilinen ilke, mutlak bir hüküm ifade etmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre; mağdur beyanı tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Beyanın hayatın olağan akışına uygun olması, çelişki barındırmaması ve şüpheli ile arasında iftira atmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması gerekir. Avukatın görevi, varsa bu husumeti ve çelişkileri ortaya çıkarmaktır.
15-18 yaş grubundaki mağdurlar için rıza kavramı tartışmalıdır. Failin, mağdurun yaşını bilebilecek durumda olup olmadığı (hata hali), mağdurun fiziksel görünümünün yaşıyla uyumlu olup olmadığı gibi detaylar, TCK 30. madde kapsamında "hata" hükümlerinin uygulanmasını ve cezada indirim yapılmasını veya beraat verilmesini sağlayabilir.
Eylemin aynı mağdura karşı, farklı zamanlarda birden fazla kez işlenmesi durumunda "zincirleme suç" hükümleri uygulanır ve ceza belli oranda artırılır. Savunma makamı, eylemlerin hukuki kesintiye uğrayıp uğramadığını veya tek bir eylem bütünlüğü içinde olup olmadığını titizlikle incelemelidir.
Erdemli, tarım ve turizmin iç içe olduğu, yerel bağların kuvvetli olduğu bir ilçedir. Bu tür bölgelerde bazen husumete dayalı asılsız ihbarlar veya ailevi anlaşmazlıkların (boşanma, velayet vb.) ceza davasına dönüştürülmesi durumları yaşanabilmektedir.
Bu noktada, tecrübeli bir Mersin ceza avukatı, olayın arka planındaki ailevi veya sosyal husumetleri deşifre ederek mahkemeye sunmalıdır. Örneğin, boşanma aşamasındaki bir eşin, velayeti almak için diğer eşe çocuğun istismarı iddiasıyla iftira atması vakaları ne yazık ki hukuk pratiğinde karşılaşılan durumlardır. Bu senaryolarda, ceza davasının seyri, aile mahkemesindeki dosyayı da doğrudan etkiler.
Mahkeme, suçun sabit olduğuna kanaat getirirse ceza tayini yapar. Ancak bu ceza sabit değildir; artırım ve indirim sebepleri mevcuttur.
Cezayı Artıran Sebepler:
Suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi.
İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak (Okul, yurt vb.).
Üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlığı bulunan kişiye karşı işlenmesi.
Vasisi, eğiticisi, bakıcısı olduğu kişiye karşı işlenmesi.
Silah kullanılması.
Cezayı Azaltan Sebepler (İndirim Halleri):
Haksız Tahrik: Cinsel suçlarda uygulanması istisnai olsa da, olayın oluş şekline göre tartışılabilir.
İyi Hal (Takdiri İndirim - TCK 62): Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, failin geçmişi, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak 1/6 oranında indirim yapılabilir.
Etkin Pişmanlık: Cinsel suçlarda genel kural olarak etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz, ancak suçun teşebbüs aşamasında kalması durumunda gönüllü vazgeçme hükümleri tartışılabilir.
Aşağıda, Erdemli ve çevresinden hukuk büromuza cinsel istismar suçları ile ilgili en sık yöneltilen soruların yanıtları yer almaktadır.
Bu durum mağdurun yaşına ve suçun niteliğine göre değişir. Eğer mağdur 15 yaşından küçükse veya eylem "nitelikli cinsel istismar" (tecavüz) boyutundaysa, suç şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetini geri çekse bile kamu davası devam eder. Ancak 15-18 yaş grubunda, cebir ve tehdit olmaksızın gerçekleşen cinsel ilişkide (reşit olmayanla cinsel ilişki), şikayetten vazgeçme davayı düşürebilir.
Evet, sayılabilir. Çocuğa karşı cinsel içerikli mesajlar göndermek, fotoğraf istemek veya cinsel içerikli konuşmalar yapmak, TCK 105 (Cinsel Taciz) suçu kapsamında değerlendirilebileceği gibi, içeriğin boyutuna ve çocuğun bu mesajlara maruz kalma şekline göre cinsel istismar suçu kapsamında da değerlendirilebilir.
Evet, mümkündür. Suçun vasfı ağır olsa da, delillerin toplanmış olması, sanığın sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma şüphesinin bulunmaması durumunda mahkeme tutuksuz yargılamaya veya adli kontrol hükümlerine karar verebilir. Ancak bu, ceza alınmayacağı anlamına gelmez.
Yargıtay uygulamalarına göre; mağdurun beyanı istikrarlı, tutarlı ve hayatın olağan akışına uygunsa, başka somut delil (kamera, DNA vb.) olmasa dahi mahkumiyet kararı verilebilir. Bu nedenle "nasılsa delil yok" düşüncesiyle hareket etmek büyük bir hatadır. Savunmanın, mağdur beyanındaki çelişkileri ortaya koyması şarttır.
Yerel mahkemenin (Ağır Ceza Mahkemesi) verdiği karar kesin değildir. Karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) ve ardından Yargıtay’a başvurulabilir. Süreç, dosyanın yoğunluğuna ve mahkemelerin iş yüküne göre değişmekle birlikte ortalama 1 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir.
Cinsel istismar suçları, ceza alt sınırı bakımından 5 yıldan fazla hapis cezası gerektirdiğinden, sanığın avukatı bulunmaması durumunda mahkeme tarafından barodan zorunlu müdafi (CMK avukatı) atanır. Yani avukatsız yargılama yapılamaz. Ancak kişiler, güven ilişkisi kurdukları özel bir müdafi ile de kendilerini temsil ettirebilirler.
Cinsel istismar suçlaması, bir kişinin karşılaşabileceği en ağır hukuki ithamlardan biridir. Sadece hapis cezası riski değil, kişinin toplumsal saygınlığı, iş hayatı ve aile birliği de tehdit altındadır. Bu tür davalarda, sürecin başından sonuna kadar soğukkanlı, teknik bilgiye dayalı ve titiz bir savunma stratejisi izlenmelidir.
Erdemli cinsel istismara bakan avukatlar, sadece kanun maddelerini değil, Yargıtay'ın güncel içtihatlarını, adli tıp uygulamalarını ve çocuk psikolojisini de bilmek zorundadır. Unutulmamalıdır ki; ceza yargılamasında yapılan hataların telafisi zordur. Masumiyet karinesinin korunması ve adil bir yargılama için profesyonel hukuki destek almak, bir tercih değil, zorunluluktur.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her dosya kendi içinde özeldir ve somut olayın özelliklerine göre hukuki yol haritası belirlenmelidir.
Yasal Uyarı: Bu makale, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
© 2025 Av. Sinan Akalın Tüm Hakları Saklıdır.
AYZ Bilgisayar ve Yazılım tarafından geliştirilmiştir.