Yayınlanma Tarihi:
Yurtdışında İfade Vermek Ne Anlama Geliyor?
Küreselleşen dünyada seyahat özgürlüğünün artması ve gurbetçi nüfusumuzun yoğunluğu, hukuki süreçlerin sınır ötesine taşınmasına neden olmuştur. “Yurtdışında İfade verilebilir mi?” sorusu, özellikle eğitim, iş veya yaşamını yurtdışında sürdüren Türk vatandaşları ile yabancı uyruklu şahıslar için hayati bir önem taşır.
Yurtdışında ifade vermek; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde başlatılmış bir soruşturma (savcılık aşaması) veya kovuşturma (mahkeme aşaması) kapsamında; şüpheli, sanık, tanık veya müşteki sıfatıyla dinlenmesi gereken kişinin, Türkiye’ye fiziksel olarak gelmesine gerek kalmadan, bulunduğu ülkedeki yetkili makamlar veya Türk temsilcilikleri aracılığıyla beyanını sunması işlemidir. Bu süreç, hukuki terminolojide genellikle "İstinabe" (Adli Yardımlaşma) kurumu çerçevesinde yürütülür.
Hukuki açıdan bu sorunun cevabı net bir EVET'tir. Türk hukuku, adil yargılanma hakkı ve usul ekonomisi ilkesi gereği, kişilerin yargılamaya katılımlarını kolaylaştıran mekanizmalar geliştirmiştir.
Bir kişi Türkiye'deki mahkeme veya savcılık tarafından ifadeye çağrıldığında, eğer haklı sebeplerle (veya yurtdışında ikamet etmesi nedeniyle) Türkiye’ye gelemiyorsa; 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ifadesini bulunduğu ülkede verebilir.
Kişilerin Türkiye'ye gelmek yerine yurtdışında ifade vermeyi tercih etmelerinin veya buna mecbur kalmalarının altında yatan başlıca sebepler şunlardır:
Daimi İkamet: Kişinin hayatını yurtdışında kurmuş olması ve iş/aile düzenini bozamaması.
Sağlık Sorunları: Seyahat etmeye engel ciddi bir sağlık probleminin bulunması.
Hukuki Engeller: Pasaport süresi, vize problemleri veya başka bir hukuki kısıtlama nedeniyle seyahat edememe.
Ekonomik Nedenler: Sadece bir ifade için ülkeler arası seyahat masrafının külfetli olması.
Yakalama Korkusu: Hakkında yakalama kararı olan şüphelilerin, tutuklanma endişesiyle Türkiye’ye giriş yapmak istememesi (Bu durum stratejik hukuki danışmanlık gerektirir).
Yurtdışında ifade alma işlemi, gelişigüzel yapılan bir işlem değildir. Ulusal kanunlar ve uluslararası diplomasi kurallarıyla sıkı sıkıya bağlıdır.
Devletlerin egemenlik hakları gereği, Türk polisi veya savcısı elini kolunu sallayarak Almanya’daki veya İngiltere'deki bir kişinin kapısını çalıp ifadesini alamaz. Bu noktada devreye "Uluslararası Adli Yardımlaşma" girer.
Türkiye, suçla mücadele ve adaletin tesisi için birçok ülke ile ikili veya çok taraflı Adli Yardımlaşma Antlaşmaları (Mutual Legal Assistance Treaties - MLAT) imzalamıştır. Özellikle Avrupa Konseyi üyesi ülkelerle yapılan sözleşmeler, ifade alma süreçlerini standart hale getirmiştir. Bu antlaşmalar sayesinde, Türkiye’deki bir mahkeme, yabancı ülkenin adli makamına yazı yazarak (istinabe talepnamesi), kişinin ifadesinin alınmasını ve tutanakların Türkiye’ye gönderilmesini isteyebilir.
Türk Konsoloslukları, Türkiye Cumhuriyeti toprağı sayıldığından, yetki alanı içerisindeki vatandaşların ifadelerini alma konusunda özel yetkilere sahiptir. Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyon sayesinde, konsolosluklardaki hukuk müşavirleri veya yetkilendirilmiş memurlar, savcı veya hakim gibi hareket ederek ifade işlemini gerçekleştirebilirler.
Her yurtdışı beyanı "ifade" niteliği taşımaz. Geçerlilik için şu şartlar aranır:
Resmi Makam: İfade mutlaka Konsolosluk veya o ülkenin yetkili adli makamı (Hakimlik/Savcılık) huzurunda verilmelidir. (Noter huzurunda verilen beyanlar ceza yargılamasında "ifade" yerine geçmez, sadece yazılı beyan/dilekçe hükmündedir).
Kimlik Tespiti: Kişinin kimliği pasaport veya resmi belgelerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğrulanmalıdır.
Hakların Hatırlatılması: "Susma hakkı", "Avukat talep etme hakkı" gibi CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamındaki yasal haklar kişiye hatırlatılmalıdır.
Tutanak: İşlem imza altına alınmalı ve mühürlenmelidir.
Türkiye’deki mahkemeler, istinabe yoluyla gelen evrakları inceler. Eğer ifade sırasında, kişinin savunma hakkı kısıtlanmışsa (örneğin tercüman sağlanmamışsa veya zorla ifade alınmışsa), bu ifade hukuka aykırı delil sayılabilir ve hükme esas alınmayabilir. Bu nedenle yurtdışı ifade sürecinin bir avukat gözetiminde takip edilmesi kritiktir.
Konsoloslukta verilen ifade, hukuki hiyerarşide Türkiye’deki bir Adliye Sarayı'nda verilen ifade ile eşdeğerdir. "Yurtdışında verildiği için etkisi az olur" düşüncesi tamamen yanlıştır. Aksine, SEGBİS veya istinabe ile alınan ifadeler, dosyanın seyrini doğrudan değiştirme gücüne sahiptir.
İfade verilecek mercii, suçun niteliğine ve kişinin statüsüne (vatandaş/yabancı) göre değişir.
En yaygın, yöntemdir. Türk vatandaşları için öncelikli tercih burasıdır. Türkiye’deki mahkeme "istinabe evrakını" Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla ilgili yurdışındaki ülekenin makamına gönderir.
Güvenlik, Erişilebilirlik ve Zaman Yönetimi
Güvenlik: Yakalama kararı olan kişiler, Türkiye’ye girişte havalimanında gözaltına alınma riski olmadan, kontrollü bir ortamda savunma yapabilir (Ancak iade talepli suçlar istisnadır).
Maliyet: Uçak biletleri ve konaklama masrafından tasarruf edilir.
İş Sürekliliği: Kişi işinden veya okulundan günlerce geri kalmaz.
Yüz Yüzelik İlkesi: Ceza hukukunda hakimin sanığın hal ve tavrını gözlemlemesi önemlidir. Uzaktan ifade, hakimde oluşacak kanaati (vicdani kanı) zayıflatabilir.
Teknik Aksaklıklar: SEGBİS bağlantı sorunları duruşmaların ertelenmesine yol açabilir.
Tercüme Hataları: Yabancı makamlarca alınan ifadelerde, tercüme hataları kişinin söylemediği şeylerin tutanağa geçmesine neden olabilir.
Sürecin aksamaması için şu belgelerin hazır olması şarttır:
Mutlaka geçerli bir T.C. Kimlik Kartı veya Pasaport yanınızda olmalıdır. Yabancı ülke vatandaşıysanız o ülkenin kimliği de kabul edilir.
Konsolosluktan gelen tebligat veya randevu kağıdı.
Genellikle bu evraklar kurumlar arası (Mahkeme -> Konsolosluk) dijital olarak gider ancak kişinin elinde dosya numarasını ve suçlamayı içeren bir belge olması faydalıdır.
Sadece bir dilekçe yazıp postalamak veya noterde beyan hazırlayıp göndermek "ifade vermek" değildir. Bu belgeler mahkemece sadece "yazılı savunma dilekçesi" olarak kabul edilir, "sorgu" yerine geçmez. Hakkınızdaki yakalama kararı bu yöntemle kalkmaz.
Yabancı ülkede ifade verirken yanınızda Türk hukukunu bilen bir avukatın bulunmaması, aleyhinize olan durumları fark etmemenize neden olabilir. Yanlış çeviri veya yanlış anlaşılan bir beyan, mahkumiyetle sonuçlanabilir.
1. Soru: Yurtdışında ifade verince Türkiye’deki yakalama kararım kalkar mı?
Cevap: Evet, genellikle şüpheli veya sanığın ifadesinin alınması (sorgusunun yapılması) yakalama emrinin veya gıyabi tutuklama kararının kaldırılmasını sağlar. Ancak bu, suçun vasfına ve mahkemenin takdirine bağlıdır.
2. Soru: Konsoloslukta ifade verirken tutuklanma riskim var mı?
Cevap: Konsoloslukların yargılama veya tutuklama yetkisi yoktur. Sadece ifade alırlar. Ancak, eğer hakkınızda "Kırmızı Bülten" ile uluslararası arama varsa, konsolosluk binasından çıkışta o ülkenin polisi tarafından işlem yapılma riski (ülkeler arası anlaşmalara göre) doğabilir. Bu çok hassas bir konudur.
3. Soru: Sadece dilekçe göndersem olur mu?
Cevap: Tanıksanız olabilir, ancak sanık veya şüpheli iseniz CMK gereği "sorgu" işlemi yüz yüze veya SEGBİS ile yapılmalıdır. Dilekçe yeterli değildir.
4. Soru: SEGBİS için ücret ödenir mi?
Cevap: Mahkeme masrafları kapsamında cüzi miktarlar çıkabilir ancak işlemin kendisi kamu hizmetidir.
Kısacası, Yurtdışında ifade verilebilir mi? sorusunun 2025 yılı itibarıyla cevabı; teknolojinin ve uluslararası hukukun sağladığı imkanlarla evettir.
Konsolosluklar, yerel adli makamlar ve SEGBİS altyapısı sayesinde; Türkiye’ye gelmenize gerek kalmadan soruşturma ve dava süreçlerine etkin bir şekilde katılabilirsiniz. Ancak bu süreç teknik prosedürler ve hukuki riskler barındırır. İfadenizin usulüne uygun alınması, hak kaybına uğramamanız ve sürecin lehinize sonuçlanması için, süreci Türkiye’deki bir ceza avukatı ile koordineli yürütmeniz en sağlıklı yoldur.
Yurtdışında yaşıyor olmanız, hukuki haklarınızı kullanmanıza engel değildir; doğru adımları atarak davanızı uzaktan da yönetebilirsiniz.
🌐 Web sitemizi ziyaret edin: sinanakalin.av.tr
📩 E-posta: info@sinanakalin.av.tr
📱 Telefon: +90 (507) 895 2874
📍 Adres: Mahmudiye Mah. Kuvayi Milliye Cad. Gökdelen İş Merkezi Kat: 11 Daire: 240-241 Akdeniz / Mersin
© 2025 Av. Sinan Akalın Tüm Hakları Saklıdır.
AYZ Bilgisayar ve Yazılım tarafından geliştirilmiştir.