Sigorta şirketleri, sözleşmeyle güvence altına alınan bir risk gerçekleştiğinde poliçe kapsamındaki zararı karşılamakla yükümlüdür. Bununla birlikte uygulamada teminatın kapsamı, hasarın miktarı, sürücünün durumu veya rizikonun meydana geliş şekli konusunda uyuşmazlık çıkabilmektedir. Ödemenin reddedilmesi ya da zararın altında ödeme yapılması hâlinde poliçe, hasar dosyası ve ret gerekçesi birlikte incelenmelidir.
Mersin sigorta avukatı, sigortalı veya hak sahibi adına sigorta şirketiyle yazışmaların yürütülmesi, belgelerin değerlendirilmesi, tazminat hesabının denetlenmesi ve gerektiğinde tahkim ya da dava yoluna başvurulması süreçlerinde hukuki destek sunar. Ancak her dosyanın sonucu; poliçe hükümlerine, olayın özelliklerine, kusur durumuna ve mevcut delillere göre ayrı ayrı belirlenir.
Sigorta Uyuşmazlıkları Neden Ortaya Çıkar?
Sigorta uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü, gerçekleşen zararın poliçe teminatına girip girmediği konusunda yaşanır. Sigorta şirketi olayın teminat dışında kaldığını, bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini veya sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ileri sürebilir. Sigortalı ise ret gerekçesinin poliçeye ve olayın gerçek oluş şekline uygun olmadığını savunabilir.
Uygulamada karşılaşılan başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:
- Trafik kazasından sonra araç değer kaybı ödemesi yapılmaması,
- Kasko poliçesinin kapsamının taraflarca farklı yorumlanması,
- Alkol veya sürücü değişikliği iddiasıyla tazminatın reddedilmesi,
- Yangın, sel ve deprem gibi doğal afetlerden doğan hasarların karşılanmaması,
- Gerçek hasar bedelinin altında eksik ödeme yapılması,
- Aracın pert sayılması durumunda pert bedelinin düşük hesaplanması,
- Taşıma sigortası ve ticari eşya hasarları,
- Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında tazminatın reddedilmesi ya da eksik hesaplanması,
- Destekten yoksun kalma ile geçici veya sürekli iş göremezlik talepleri.
Aracın kazadan önce var olan teknik veya hukuki ayıpları nedeniyle satıcıya yöneltilecek talepler ise sigorta uyuşmazlığından farklıdır. Bu ayrım hakkında ayıplı araç satışından doğan haklar ayrıca değerlendirilmelidir.
Trafik ve Kasko Sigortalarında Tartışılan Başlıca Konular
Sürücü değişikliği iddiası
Sigorta şirketleri, bazı hasar dosyalarında kaza sırasında aracı poliçede veya tutanakta belirtilenden farklı bir kişinin kullandığını ileri sürerek ödeme yapmayı reddedebilir. Sürücü değişikliği iddiası yalnızca varsayıma dayandırılamaz. Yargıtay kararlarında da bu iddianın somut delillerle ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir.
Bu nedenle kaza tutanağı, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık anlatımları, sağlık kayıtları ve kolluk belgeleri birlikte incelenmelidir. İddiayı doğrulayan yeterli delil bulunmaması hâlinde ret gerekçesi sigortalı lehine değerlendirilebilir. Buna karşılık gerçeğe aykırı bildirim bulunduğunu gösteren güçlü deliller varsa poliçe hükümlerinin ayrıca ele alınması gerekir.
Alkollü araç kullanılması
Kaza sırasında sürücünün alkollü olması, her olayda ve tek başına tazminatın reddedilmesi için yeterli değildir. Alkolün kazanın meydana gelmesine etkisi, kusur dağılımı, poliçenin türü ve teminat hükümleri beraber değerlendirilir. Kaza tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklanmışsa sigorta şirketinin yalnızca sigortalının alkollü olduğunu belirterek zararı karşılamaktan kaçınması hukuken tartışmalı hâle gelir. Mevcut Yargıtay yaklaşımında da olay ile alkol arasında bağlantı bulunup bulunmadığı önem taşımaktadır.
Araç değer kaybı ve eksik hasar ödemesi
Onarılan bir aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalma, araç değer kaybı talebine konu olabilir. Onarım gideri ile değer kaybı aynı zarar kalemi değildir. Ayrıca sigorta şirketinin servis veya eksper hesabına dayanarak yaptığı ödeme, gerçek zararın tamamını karşılamayabilir. Aracın önceki hasarları, hasarlı parçalar, onarımın niteliği ve piyasa koşulları değerlendirilmeden yalnızca teklif edilen bedelin kabul edilmesi ileride uyuşmazlık doğurabilir.
Trafik kazasından sonra olay yerinde yerine getirilmesi gereken yükümlülükler de sigorta dosyasını etkileyebilir. Olay yerinin terk edilmesinin hukuki sonuçları için kazadan sonra kaçmanın sonuçlarına ilişkin açıklamalar incelenebilir.
Sigorta Şirketine Başvuru, Tahkim ve Dava Süreci
Sigorta uyuşmazlığında ilk aşama, rizikonun süresinde sigorta şirketine bildirilmesi ve talebi destekleyen belgelerin sunulmasıdır. Başvuruda yalnızca zararın meydana geldiğini bildirmek yerine, talep edilen tazminat kalemlerinin ve bunların dayanaklarının açıkça gösterilmesi önemlidir.
- Hasar veya riziko, ilgili belgelerle birlikte sigorta şirketine bildirilir.
- Poliçe, kaza ya da olay tutanağı, fotoğraflar, faturalar ve mevcut uzman raporları dosyaya eklenir.
- Hiç ödeme yapılmaması veya eksik ödeme yapılması hâlinde 15 günlük süre dikkate alınarak başvurunun sonucu takip edilir.
- Sonuç alınamazsa uyuşmazlığın niteliğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye başvuru seçeneği değerlendirilir.
- Zararın veya kusurun teknik inceleme gerektirdiği durumlarda bilirkişi ya da uzman raporundan yararlanılır.
Tahkim ile dava arasında seçim yapılırken yalnızca talep miktarına bakılmaz. Sigorta kuruluşunun durumu, uyuşmazlığın niteliği, deliller ve usule ilişkin gereklilikler birlikte ele alınmalıdır. Mevcut bilgide 30 bin TL altındaki talepler bakımından tahkimin hızlı bir çözüm sunabileceği belirtilmektedir; ancak parasal sınırlar ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden başvuru tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.
Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda sigorta tazminatı süreci ile ceza soruşturması birbirinden farklı hukuki yollardır. Sürücü bakımından uygulanabilecek koruma tedbirleri hakkında ölümlü veya yaralamalı trafik kazasında tutuklama değerlendirmesi ayrı bir konudur.
Deliller ve Tazminat Hesabı Nasıl Değerlendirilir?
Sigorta dosyasının sağlıklı biçimde incelenebilmesi için poliçenin tamamına, genel ve özel şartlara, prim ödeme bilgilerine, hasar bildirimine ve sigorta şirketinin yazılı cevabına ihtiyaç duyulur. Sadece telefon görüşmeleriyle yetinilmesi, hangi gerekçeyle ret veya eksik ödeme yapıldığının sonradan belirlenmesini güçleştirebilir.
Trafik kazalarında kaza tespit tutanağı, kusur değerlendirmesi, araç fotoğrafları, servis kayıtları, parça ve işçilik faturaları, eksper raporu ile aracın geçmiş hasar bilgileri önemlidir. Bedensel zarar söz konusuysa tedavi belgeleri, sağlık raporları, çalışma ve gelir durumunu gösteren kayıtlar da değerlendirmeye alınır. Destekten yoksun kalma talebinde ise ölen kişinin desteği, hak sahipleriyle ilişkisi ve ekonomik koşulların belgelenmesi gerekir.
Yargı istatistiklerine göre sigorta şirketlerine karşı açılan davaların yaklaşık %80’inin sigortalı lehine sonuçlandığı ifade edilmektedir. Bununla birlikte bu genel oran, belirli bir uyuşmazlığın sonucunu göstermez veya başarı garantisi oluşturmaz. Her taraf, dayandığı vakıaları ispatlamak durumundadır. Uygulamada ispat yükünün çoğunlukla sigorta şirketinde bulunduğu belirtilse de özellikle teminat dışı hâl, sürücü değişikliği veya başka bir ret sebebi ileri sürüldüğünde hangi tarafın neyi ispatlayacağı somut iddiaya göre belirlenir.
Mersin Sigorta Avukatının Süreçteki Rolü ve Pratik Sorular
Mersin’in ticaret, taşımacılık ve ulaşım faaliyetlerinin yoğun olduğu bir merkez olması; motorlu araç, yük, ticari eşya ve iş yeri sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı boyutlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Hukuki yardım kapsamında poliçe ile hasar dosyasının karşılaştırılması, sigorta şirketine yapılacak başvurunun hazırlanması, ret gerekçesinin incelenmesi ve uygun başvuru yolunun belirlenmesi mümkündür.
Avukatla çalışmak hukuken zorunlu değildir. Bununla birlikte sigorta hukuku, teknik hesaplamaların ve poliçe hükümlerinin birlikte değerlendirildiği bir alandır. Hukuki destek; yazışmaların kayıt altına alınması, delillerin korunması, tahkim veya dava başvurusunun hazırlanması ve bilirkişi raporlarına karşı açıklama yapılması bakımından yararlı olabilir.
Araç değer kaybı dava açılmadan alınabilir mi?
Evet. Öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılarak ödeme talep edilebilir. Ancak sigorta şirketleri her dosyada talep edilen bedeli kendiliğinden ödemeyebilir; ödeme yapılmaması veya eksik yapılması hâlinde tahkim ya da dava yolu gündeme gelebilir.
Tahkime mi, mahkemeye mi başvurulmalıdır?
Her iki yol da uyuşmazlığın özelliklerine göre mümkün olabilir. Talep miktarı, başvuru koşulları, sigorta kuruluşunun tahkim sistemi içindeki durumu ve dosyanın teknik kapsamı değerlendirilmeden kesin bir tercih yapılmamalıdır.
Sigorta şirketinin yaptığı ödeme kabul edilirse ek talep ileri sürülebilir mi?
Bu sorunun cevabı, ödeme sırasında imzalanan belgelerin içeriğine ve zararın kapsamına bağlıdır. İbraname, sulh metni veya başka bir kabul belgesi imzalanmadan önce metnin hangi hakları etkilediği incelenmelidir. Eksik ödeme yapıldığı düşünülüyorsa hesaplama ve belgeler karşılaştırılmadan kesin sonuca varılması doğru olmaz.
Sonuç olarak sigorta poliçesi yalnızca sigorta şirketinin sorumluluk sınırlarını değil, sigortalının ve zarar gören hak sahibinin güvencelerini de belirler. Bir talebin reddedilmesi, her zaman uyuşmazlığın sona erdiği anlamına gelmez. Ret yazısı, poliçe hükümleri ve deliller birlikte incelenerek başvuru, tahkim veya dava seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu somut dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Yayınlanma Tarihi: